15/9/2009 - Beni Marmaris' e gömün

Blog naber yav yazamıyorum bayadır, yoğunluk İzmir telaşesi felan fistan.Artık evde de internet yok, bağlatmıcam sanırım.artık burdan yazarım fırsat oldukça Bu arada bir Marmaris gezisi yaptık,ama ne geziydi,Marmaris' i Çeşme gibi yada ne bilim Alanya felan gibi böyle magazin programlarında gösterilen tipte con con bir yer sanıyordum ki zaten gitmeyede pek bir hevesli değildim. ama ne kadar yanıldığımı orda anladım,hemen yazım gözlemlerimi. Bir defa acayip güzel sade bir havası var, insanı boğmayan sıcak ama insanı boğmayanbir hava ki bu pek görülür bir özellik değildir. İkincisi ki benim en çok hoşuma giden bir haftalık tatil boyunca hemen hemen hiç Türkçe konuşmadık Marmaris Marmaris olmaktan çıkmış adeta küçük bir İngiliz şehirne dönmüş,kulağa pek hoş gelmiyor biliyorum, ilk başlarda kendi ülkemde bu denli yabancı olmak benide biraz rahatsız etti ama gerçekten hemen hemen hiç Türk yoktu, Gelen insan profili ise sanılan aksine Alman değil, İngiliz /Sakson ağırlıklı, aslında buda ilk başta bir dezavantaj gibi görünebilir hele ki benim için, ama İngiliz kökenlilerden çok İrlanda,İskoç hatta Galli turistlerin olması ortama farklı bir tad veriyor, hoş Gal aksaanı ile pek bir nane anlamıyorsunuz ama olsun,orda restuarantlardan barlara kadar herşey en ufak ayrıntısına kadar onlara hitap ediyor bir yerde turist kendini evinde hissettsin olayını abartmışlar gibime geldi ama yinede beni bu rahatsız etmedi dedimya son derece güzel hoş anılarla dolu bir tatil geçirdim, hatta olmaz olmaz ama olur olursa ordan bir yazlık :))
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/6/2009 - Sıradanım aslında

- Hamşo çekiyo bak - Yemişim havalanını acaba cam kenarınıma otursam,şurda Leman varmıdır acep
İşyerinde kullandığımız haberci diye bir program var, bir nevi messenger türü birşey, yanlız kamera felan olayı yok, bir çeşit iş konusunda bilgi alışverişi için düzenlenmiş arada türlü geyiklerinde döndüğü bunada şükür denen cinsten bir program.
Aslında bloğun başında demiştim,fazla hayatımdan yazmak istemiyorum, ama sabah sabah yazasım geldi yine.Genelde bu programdan ara ara ekleyenler oluyor, bir kısmı beni hatun zannettiğinden olsa gerek, bir kısmı iş sormak için bir kısmıda neden eklediğini bilemediğim tipler Neyse dün hadi adınıda yazayım Figen diye biri ekledi, biraz muhabbetten sonra çarpıcı birşey söyledi farklı olduğumu değişik bir kültürüm olduğunu felan söyledi, korkmayın bunları egolarım kabarsın diye yazmıyorum :) asıl çarpıcı cümle "zor" olmak.Bir insanın ilk kez tanıdığı birine aslında ilk kez sayılmaz yine işyerine bağlı kürsü diye bir program var orda yazılarımı okumuş ama her neyse işte ilk kez konuştuğu birine " zor " demesi ilginç geldi. Ama yinede pek sık karşılaştığım bir problem. Herkes çok zor,kendini beğenmiş burnu havalarda biri olarak görüyor özelliklede bu tarz nette tanıştığım insanlardan bu tepkileri çok alıyorum, açık söylemek gerekirse çokda üzülüyorum. Ben asla burnu havalarda, kendini beğenmiş biri değilim,reelde beni tanısalar eminim bunun böyle olmadığını anlarlar, ancak sanırım hep yanlış zamanda yanlış yerde olmanın verdiği problemler, yani kürsü gibi bir yerde kafama uygun aklı bi taraflarında olmayan meslekdaşlar bulup hayattan,müzikten konuşabileceğimi düşünmek, beklemek , inadına bu ülkede hayalleri olan insanların kamuda da olabileceğini beklemek başlıbaşına bir saçmalık sanırım. Yani bunu beklemektende şu blokta yazdığım gibi Akureyrinin dünyasında kendi arkadaşlarımla, iş dışındaki dostlarımda bu dingin huzurlu uçuk hayatıma devam etmek daha doğru bir yaklaşım belkide Neyse olayın özü şu insanlarla pek anlaşamam,en azından çabucak anşalamam belki ama her insana saygım sonsuz, kolay kolay kimsecikleri hayat tarzlarından,yaptıklarından,dinlediklerinden yada inanışlarından ve hatta bana ne kadar saçma gelsede düşüncelerinden dolayı kırdığımı hatırlamıyorum, bu ne derece etkili olur bilmiyorum ama üstüne basa basa sıradan,kendi halinde hatta insanlarla kolay iletişim kuramayan çok utangaç bir tip olduğumun altını çizmek isterim. Ben gerçekten önyargıları olmayan,yalın basit ve sıradan biriyim. Sorun sadece mecburen bir yerlerde olmak,ve bu mecburiyetin getirdiği zorluklar,yoksa seviyorum herkescikleri.Recep İVEDİK abimin dediği gibi agrasifim,komplesyiyim amma perdelerimi kaldırdımdı kedi gibi uysal biriyim :)
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
4/6/2009 - Selin

"Dünyada yansa, bütlerde aşsa, Egede batsa tüttürürüm ulan sigaramı." :) off özledim ulan valla özledim...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
3/6/2009 - Bu ülkede Avril gerçeği var...

I couldn't tell you why she felt that way, She felt it everyday. And i couldn't help her, I just watched her make the same mistakes again.
What's wrong, what's wrong now? Too many, too many problems. Don't know where she belongs, where she belongs. She wants to go home, but nobody's home. I's where she lies, broken inside. With no place to go, no place to go to dry her eyes. Broken inside.
Open your eyes and look outside, find a reasons why. You've been rejected, and now you can't find what you left behind. Be strong, be strong now. Too many, too many problems. Don't know where she belongs, where she belongs. She wants to go home, but nobody's home. It's where she lies, broken inside. With no place to go, no place to go to dry her eyes. Broken inside.
Her feelings she hides. Her dreams she can't find. She's losing her mind. She's fallen behind. She can't find her place. She's losing her faith. She's fallen from grace. She's all over the place. Yeah,oh
She wants to go home, but nobody's home. It's where she lies, broken inside. With no place to go, no place to go to dry her eyes. Broken inside.
She's lost inside, lost inside...oh oh yeah
Evet kabul etsekde etmesekde bu ülkede Avril gerçeği var, aslında ilk başlarda yükselen rock trendlerinin etkisinden olsa gerek ona bir hayli hemde bir hayli uzak bakmıştım.Bi dönem Türk ergenlerinin fiziksel olarak benzeyeme çalıştıkları iki tip vardı birinci Avril ikince Amy ablam, velhasıl kelam dönem geçtikte,zaman geçtikçe bizler ve Avril de tabir yerindeyse yaş kemale erdikten sonra görüyoruz ki Avril kabul etmesekte etmesekte mükemmel bir ses daha mükemmel bir yoruma sahip, ABD nin bildik o pazarlama stratejilerine zaman zaman kurban olsada sadece yukarıdaki şarkıya yaptığı klip bile onun aslında ne kadar kaliteli bir müzisyen olduğunu gösteriyor, hoş bu yönünden çok ülkemizde fiziksel özellikleri yada bir takım saçma ergen takıntıları ile ön planda ama bu kızın gerçekten güzel bir sesi var. Özellikle kendi albümündeki şarkıları bu küçük Kadanalı kızdan dinlemek ayrı bir zevk Sahnedeki rahatlığı, burda bir parantez açım beni etkileyen özelliklerinden biri de Avril sınır tanımayan biri yani sahnede gözyaşlarını tutamaması bence onun ne denli samimi bir ablamız olduğunun en güzel göstergesi, açıkçası bundan sonra ne yapacak merak ediyorum, hani diğerleri kadar olmasada sevdiğim bir müzisyen Avril . E ozaman ne diyelim Koş Avril Koş...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/6/2009 - The Haunted

İskandinavya'nın bağrından kopup gelmiş bu abilerimizi de tıpkı bloğuma yazdığım ve yazacağım diğer müzisyen ve gruplar gimi pek bir severim, Peter Dolving - vokal,Anders Björler - gitar, Patrik Jensen - ritm gitar, Jonas Björler - bas gitar, Per Möller Jensen - davul dan oluşuyo efenim bu müstesna grup. Metal müzik camiasında bir laf vardır Kuzeyden babam çıksa dinlenir denir, kısmende olsa doğrudur bunda İskandinav edebiyatının ve mistisisizmde katkısı yok değildir hani.Onlar için Modern trash metal grubu deniliyo, ama ben trash metalden çok daha fazlasını buluyorum onlarda.altı albümleri yayınlandı bugüne kadar ki benim için 2006 tarihli The Dead Eye'nin yeri çok farklıdır, farklıdır çünkü onları bu albümle keşfedip bundan sonra geçmiş ve gelecek albümlerini dinlemeye başladım.Grup en son Versus isimli bir albüm çıkardı. Malumunuz metalin her çeşidi fazlasıyla uç. Ancak tarzlar arasında farklı bir yeri olan dedikya sevdiğimiz abilerimiz onlar :)
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/5/2009 - Anouk

Bazılarının tipine bakınca ne kadar tehlikeli olduklarını anlarsınız ya, işte bu Anouk öyle birşey değil, Hollanda'nın bağrından kopup gelen bu ablamız için ne denebilir ki. Allahım o ne huysuzluk,o ne isyan o ne öfkedir öyle yav, onun şarkılarını dinlediğimde içimde pozitif yönde bir öfke doğuyor, gidip bi yerleri yumruklayasım geliyor, huzursuzluğun bir insana bu kadar yakıştığını bir insanın bu kadar masum bir okadarda tehlikeli ve öfkeli olabileceğini gösterir icabında Anouk ablam, özellikle Nobodys's Wife ve tabiki r u kidding me ve together alone. Acayip severim Anouk şarkılarını ve sözlerini fırsat buldukça ederiz iki kelam.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/5/2009 - Herkesin vardır bir gizli yarası.

Belkide eski bloglardan son eklenti... Sabah sabah yazasım geldi, genelde ben vurdunduymaz,arkadaşlıklara dostluklara pek önem vermeyen, dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanan biri olarak bilinirim özelliklede iş arkadaşlarım arasında... Ama başlıkta varya bazıları çok gülümser bazıları az,bazıları hiç gülümsemez ama her insanın içinde bir yerlerde vardı saklı bir yarası. İzmir'deki ikinci evim,Kızılay mahalesinde eski bir rum evi, o gelmeden temizlemiştim resimdeki düzenli hali yani.Şebnem o gün çok ıslanmıştı yağmurdan, kendi tshirtümü verdim, benim doğum günüm olduğu günlerde çekilmiş bir resim.yanılmıyorsam 2005 yılının Ocak ayı. Daha önceleri boş boş sürüklenirken onu tanıdıkdan sonra hep söyler hep yazarım, ben onla açtım gözlerimi, onla ayaklarımın üstünde durmayı öğrendim, onla öğrendim hayatı.Onla beraber büyüdük biz. Mesleğimin başında olduğum yıllar küçücük bir Anadolu şehrinden İzmir gibi bir metropole yerleşmişim. Tek başımayım o dönemler.Şu anki çevremde yok. O çıktı karşıma ben yirmi yaşlara yeni girmiş o lise sondaydı tanıştığımızda evet evet lise son... Yıllar çabucak geçti gitti, ona ait hafızamdan hiçbirşey silinmedi,acısıyla tatlısıyla. Bir yerlerde izlemiştim " olum kavga edersin yumruk yersin canın acır sonra geçer gider, ama bu aşk acısı öyle birşey değil, ne yaparsan yap geçmiyor " diyordu oyuncu.Dedik ya sabah sabah şu satırları yazmak bilmiyorum ya... Bazen Tire'de takılırdık, Sabah erkenden kalkardım o zamanlara kadar üstüne başına saçlarına hiç dikkat etmeyen ben o hayatımdayken bunların tam tersini yapardım erkenden kalkar giyinir süslenirdim, o hazırlıklar bile beni öyle mutlu ederdiki, sonra otogara gider bir leman alırdım otobüste okumak için hem onu görmenin mutluluğu, hem okumak hem yolculuk o kadar mutlu ederdi ki beni,sonra Tire de beklerdim Ödemiş dolmuşlarının gelmesini ve tabi o gelirdi her seferinde dahada güzelleşmiş olarak... Ogün nasıl geçer bilemezdim. O kadar çok anım varki ona ve Tire'ye dair. Bir defasında dolmuştan indikten sonra bir köpek havladı arkasından, koşa koşa gelip bana sarılması vardı ki hayatımdaki en mutlu anlardan biriydi, çocuklarımız için miladiyelik diyip bana verdiği o kutu o anki bakışları vs yaz yaz bitmez. Bir daha kimse için titremedi dizlerim, kimsenin karşısında dilim dolaşıp cümlelerim karışmadı, kimse için süslenmedim onun gibi, kimseyi kaybetme korkusu yaşamadım onun gibi,Ne garip demi bu kadar arabesk cümleler benden, Hayat bölye işte dedikya vardır herkesin içinde bir yerlerde bir yarası, belki ondan sonra bitti benim nefesim, belki ondan sonra düşmeye başladım,kaybettim kendimi bilmiyorum, ama Şebo değil bir kez değil bir kez değil bir kez sana hakkım bin defa helal olsun.Eg elskae tiğ...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
26/5/2009 - Bu ne bohem bu ne dinginlik :)

Issız bir adaya düşssek ayakkabılarımı bulabilirmiydim acaba :) Bu ne bohem,bu dingin yaşam tarzı,

Nan keman nerde,kemanı kim çaldı, do ver bakim nan do nerde
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
26/5/2009 - Kendiyle Barışık Adamın Macereları:)

The Stars are bright tonight And I am walking nowhere Guess I will be alright Desire gets you nowhere And you are always right I thought you were so perfect Take you as you were Have you as you were Take you as you were I love you just the way you are I love you just the way you are I'll take you just the way you are Does anybody love the way you are? Aaa Aaa Aaa The Stars are bright tonight A distance is between us And I will be OK The worst I've ever seen us And still I have my weaknesses And still I have my strength And still I have my ugliness But I, I, I I love you just the way you are I love you just the way you are I'll take you just the way you are Does anybody love the way you are? Aaaa Aaaa Aaaa Aaaa Aaaaa I love you just the way you are I love you just the way you are I'll take you just the way you are Does anybody love the way you are?
Aslında şarkı bildik tanıdık şarkı,e neden tekrardan gündeme geldi açıkçası bunu bende bilmiyorum ama şu aralar hemen hemen bütün iletilerimde bu şarkı var, tamam egoları yüksek bir herif değilim ama bu şarkının sözleri birden gözüme bir başka görünür oldu, birden beni abiyane tabirle yine gazlamaya başladı, uçasım geliyor desem yeridir. Doli aplam süper söylemiş o ayrıda ne bilim seviyorum bu aralar fazlasıyla bu sözleri ve bu şarkıyı. Ah bide şu İrlanda aksaanı ah :)
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
26/5/2009 - Elmas'a

Yüzünü dökme küçük kız,bırak üzülmeyi... Yanlız sen misin bir düşün, unutan sevilmeyi. Her siyahın bir beyazı gecelerin gündüzü de vardır. Yüzünü dökme küçük kız, kızma onlara... Yanlız sen misin bir düşün, zincir oranda buranda Her tutsağın bir kaçışı, uykunun uyanışı da vardır. Yüzünü dökme küçük kız, yaşamın anlamını bul. Sonra dinle kendini, yolunu bil... Her siyah bir beyazı, gecelerin gündüzü de vardır, Her tutsağın bir kaçışı uykunun uyanışı da vardır.
Bülent ORTAÇGİL' in pek sevdiğim bir şarkısı,aslında bu şarkı ondan çok bir tanecik dostum Elmas' ın şarkısı belkide bir insanı bu kadar iyi anlatabilen başka bir şarkı olabilir mi bilmiyorum, ne zaman nerde duysam biraz aziz dostuma biraz kendime süzülür yaşlar gözümden, basit bir ironi ile Aslı, Efe Deniz' in Aslı sıydın sen, yada şarkıdaki üzülen kadın. Herşeye rağmen hep yanımda oluşun, ağlarken benim mutluluğumu isteyebilmen, en arsız, en zor anlarımızı paylaşımımız, Bir gün sana hayatındaki ben dahil seni haketmeyen tüm insanları bir çırpıda sil at, seni hakeden insanlarla yaşa hayatını demiştim, sanırım beni dinledin, gerçi dönem dönem böyle kayboluyorsun sesin soluğun çıkmıyor ama sen ağlarken bana mutluluklar dilediğin gibi inan sonunda sözümü tuttuğun içinde bende çok mutluyum...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Eskiden çok eskiden, ben daha çok küçükken henüz cennet plajı otopark olmamışken :)
Kategoriler
Arkadaşlarım
Blogcu Yardım
|